Yazı

Oğlan: Verdiğin bu cevap senin iyi ve doğru yolda olduğunu gösteriyor. Pekiyi en tuttuğun Türkiyeli yazar kim?

Kız: Dur bakalım bir düşüneyim.

Oğlan: Bu cevabın da bir anlamı var! Ama o bende kalsın lütfenJ

Kız: Biliyorum.

Oğlan: Ne bildiğini söyler misin?

Kız: Bir kahve alıp geliyorum. Kaybolma. 2 dakika sürer.

Oğlan: Tamam.

Kız: Geldim. Bak aklıma çok önemli biri geldi benim için: Ömer Hayyam, Enis Batur.

Oğlan: Hangisini en çok? Ömer Hayyam mı Enis Batur mu?

Kız: Önemli biri benim için Ömer Hayyam! Sevdiğim yazarsa Enis Batur.

Oğlan: Tamam bence kâfi. Şimdi bu da parantez içinde kalsın. Tamam mı?

Kız: Tamam.

Oğlan: Neden bu kadar terbiyesizce soru sorduğumu söylemek zorunda hissediyorum. Bunu söylemezsem bundan sonra yazı işinde sana yardım edemem. Yani beni yanlış anlamanı istemem. Başkası hakkında ise bunları hiç sormam.

Kız: Neden yazıları fikir olarak kullanıp ünlü olmayı mı planlıyorsun?

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Kızın şaka olarak söylediği oğlanın bilinçaltındaki bir gerçeğe işaret ediyor olmasın sakın?

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Oğlan: Dalga geçme önemli bir konu bu. Dalga geçilecek zaman da gelecek: Sen meşhur olunca. Şimdi ne düşünürsen düşün. Başka birisine bu soruları sormam. Yani onu az çok tanısam da veya senin gönderdiğin kadar yazı gönderse de bunları ona sormam. Bunu söylemek zorundayım. Yani acaba doğru mu bunu yapmam bilmiyorum, ama içimden bir ses yap! diyor diğeri yapma! diyor. Yap diyen ama daha çok bağırıyor.

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Bu sözler oğlanın kendini, aşk oyununa bırakmadan önceki son sözleri gibi…

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Kız: Bak! benim içimdeki ses de bağırıyor sayende.

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Kız da oyun oynamaktan korkmadığını her adımda göstermekten geri durmuyor…

©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©©

Oğlan: Kolayca tahmin edebileceğin birinin bazı sözleri yüzünden benim zihnimde senin hakkında bir önyargı oluşmuştu. Ama görüyorum ki ilk akşam senin hakkında edindiğim izlenimde yanılmamışım. Yani sen yeterince akıllı ve fikirli birisin. Ama bu hususta emin olmak istedim. Çünkü seni tanıtacağım insanlara karşı zor duruma düşmek istemediğim için bu soruları sordum. Tabi sorular bitmedi. Şimdi neden seni böyle tanıttığını anlıyorum onun. Ama tekrar ediyorum görüyorum ki senin hakkında yanılmamışım. Gerçekten kalemin güçlü. Bundan dolayı mutluyum.

Kız: Dur bir dakika yavaş. Nedir benim hakkımdaki yanlış kanı?

Oğlan: Bunu bilmek isteyeceğini sanmıyorum. Ama kimin tarafından söylendiğini tahmin etmişsindir.

Kız: Hayır tahmin etmiyorum ve bilmek istiyorum.

Oğlan: Bence boş ver. Sen bildiğin yolda ilerlemeye devam et! söylenenleri öğrenip suyu bulandırmaya gerek yok. Ben de elimden geldiğince sana yardım edeyim.

Kız: İyi de sen şu an zaten bulandırdın. Ayrıca benim çok akıllı olmak veya işe yaramak gibi bir iddiam da yok.

Oğlan: Senin çok akıllı olmak ve işe yaramak gibi bir iddian olmayabilir ama sen çok akıllı ve işe yarar bir insansın. Neyse boşver geçelim bunları lütfen. Şimdi bana son olarak Can Yücel’in yazıları hakkında ne düşündüğünü söyler misin lütfen? Bu artık son terbiyesizce sorum merak etme, ben de kendimden nefret etmeye başladım bu kadar saçma soruyu ardı ardına sıralıyorum diye.

Kız: Şimdi sana onunla ilgili uzun birşey yazacağım ama bana 2 dakika ver.

Oğlan: Tamam

Kız:

Kan yasası bu insanın:  

Üzümden şarap yapacaksın 

Çakmak taşından ateş 

Ve öpücüklerden insan! 

Can yasası bu insanın: 

Savaşlara yoksulluklara 

Ve bin bir belaya karşın 

İlle de yaşayacaksın! 

Us yasası bu insanın: 

Suyu şavka döndürüp 

Düşü gerçeğe çevirip 

Düşmanı dost kılacaksın! 

Anayasası bu insanın 

Emekleyen çocuktan 

Uzayda koşana dek 

Yürürlükte her zaman.

Oğlan: Yani

Kız: Ohoooo!

Oğlan: Ay ne salağım Can Dündar yazacağım yerde Üstad Can Yücel yazmışım, sen de haklı olarak bir şiir göndermişsin. Ben Can Dündar hakkında ne düşünüyorsun demek istemiştim. Can Yücel’i sorar mıyım hiç?

Kız: Tamam, bekle bi dakika.

Oğlan: Tamam, beklemekle geçti bu ömür…

Kız: Can Dündar fanatiği olduğum söylenemez ama Leobnard Cohen’in bir şarkısı üzerine yazı yazmıştı. Sevmiştim. Arasıra okuduğum kısa yazıları bazen çok hoşuma gidiyor ama bazen de dili yavan geliyor. O zaman yarım bırakıyorum okuduğumu.

Oğlan: Pekiyi, Orhan Pamuk?

Kız: Orhan Pamuk’un dilini sevmiyorum. Bilmiyorum sevemedim bir türlü, alıp götürmüyor beni.

Oğlan: Bence sen belli bir süre sonra kesinlikle Can Dündar’ın bir iki gömlek üste çıkarsın. Tamam, simdi su sipariş konusuna gelelim istersen.

Kız: ORADA MISIN?

Oğlan: Evet.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !